
Züppeler Çağı mı? Sosyal Medya ve Züppelik Tartışması!
Günümüzde sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte "züppe" olarak nitelendirilen davranışlar daha görünür hale geldi. Peki, züppelik nedir? Sosyal medya bu durumu nasıl etkiliyor? Zeki Özdemir'in köşe yazısı bu sorulara cevap arıyor.
Züppe Etkisi: Farklı Olma Çabası mı?
İktisat biliminde "züppe etkisi" olarak adlandırılan bir kavram bulunmaktadır. Bu kavram, tüketim ve yaşam alışkanlıkları bağlamında başkalarından farklı ve sıradışı görünmeye çalışan kişileri ifade eder. Yani, çoğunluğun giyim tarzından, davranış kalıplarından ayrılma çabasıdır. Ulaşım ve haberleşmenin gelişmesi, teknolojinin yaygınlaşması bu durumu tetiklemektedir.
Ancak bu durumun iki yönü bulunmaktadır. Teknoloji ve sosyal medya, bilgiye erişimi kolaylaştırırken, aynı zamanda züppelik, şarlatanlık gibi olumsuz davranışların da yaygınlaşmasına zemin hazırlayabilmektedir. Bıçak gibi, doğru kullanıldığında faydalı, yanlış kullanıldığında ise zararlı olabilir.
Sosyal Medya ve Züppeliğin Yaygınlaşması
Sosyal medyanın yaygınlaşması, her türlü züppeliğin, şarlatanlığın ve dangalaklığın yaygınlaşması sonucunu doğurduğu söylenebilir. Sosyal medyada takipçi sayılarıyla övünen, kendini beğenmiş tavırlar sergileyen kişilere sıkça rastlanmaktadır. Örneğin, bir fenomenin "Ben fakirlerle aynı kokmak istemiyorum" şeklindeki sözleri büyük tepki çekmiştir. Bu yaklaşım, toplumsal ayrışmayı derinleştiren, aşağılayıcı bir tutumdur.
Ayrıca, son zamanlarda Kızılay tabelasına tırmanarak fotoğraf çektirme gibi anlamsız ve faydasız davranışlar da görülmektedir. Bu tür eylemler, dikkat çekme çabasından öteye geçmeyen, topluma hiçbir faydası olmayan züppelik örnekleridir. Siyasetçilerin dahi bu tür davranışlara yönelmesi düşündürücüdür.
Zeki Özdemir'in yazısında dikkat çektiği bazı noktalar:
- Züppelik, kılık kıyafette, dilde, fikirde, işte, görünüşte ve konuşmada doğal olmayan, yapmacık davranışlardır.
- Sosyal medya, züppelik, şarlatanlık ve dangalaklığın yaygınlaşmasına zemin hazırlayabilmektedir.
- Toplumsal ayrışmayı derinleştiren, aşağılayıcı tutumlar sergilenmemelidir.
- Faydasız ve anlamsız davranışlardan kaçınılmalıdır.
Sonuç: Sosyal Medya Nasıl Düzenlenmeli?
Sosyal medya mecrası, dünyadaki uygulamalara paralel, evrensel standartlara uygun olarak milli ve kültürel değerlerin korunması amacıyla rasyonel ve pragmatik bir şekilde mevzuat ve teknik olarak düzenlenmelidir. Aksi takdirde, züppelik ve benzeri olumsuz davranışlar daha da yaygınlaşarak toplumsal dokuyu zedeleyebilir.







